AskTurka.Com

Ayrılık Yazıları

  Dün gece ,,, Hiç olmadığım kadar ihtiyacım vardı sana !!! Ağlıyordum hıçkırarak ... yanımda oLduğunu biLmek iyi gelecekti bana , emindim . Her canım yandığında , birine ihtiyaç duyduğumda yalnız olmayı seçen ben , bu defa istemedim ... Telefonu elime aldım . CeSaRetim yoktu araMaya kısa bir mesajdı ... ! ... Sana İhtiyacım Var ... ! Sonra ... ağlarken...
Yaşamıyoruz. Resimlerimiz, fotoğraflarımız kadar yaşamıyoruz. Mendilimiz, gömleğimiz, potinlerimiz kadar yaşamıyoruz. Bir sigara kâğıdını şu masaya koy, üstüne bir taş bırak, kapıları kapa ve git! Üç yüz sene sonra gel, yerinde bulursun. Belki sararmış, belki buruşmuş, fakat yine o. Bir sigara kâğıdı kadar yaşayamıyoruz.Kefenimizden evvel çürüyoruz. (daha&helliip;)
Hani en son geldiğimde senden çok şey götüren, sende çok derin yaralar bırakan, ama o yüce olgunluğumdan sana aşılayan ben geldim. Kovma beni! Bana sahip çık, gerçi hoş ne yaparsan yap ben yine de senin ruhuna bürüneceğim, (daha&helliip;)
'' sevmiyorum'' dedin. neden sevmediğini söylemedin bana. eksik şeyler aradım kafamda. (daha&helliip;)
yürüyorum yolda, acelem var biraz... ayak kaslarım sıkışıp gevşeme moduna çoktan girmiş durumda. derken fark ediyorum sol ayakkabımın içine minnacık bir taş parçası girmiş. (daha&helliip;)
İlk defa göz göze geldiğimiz anı hatırlıyor musun? Kaçamak bir buluşmasıydı bu gözlerimizin.Seni istiyordum,biliyordun... Bakışların duygulu,anlayışlıydı,özlemliydi zaman zaman. Bakışların bir şarkı söylüyordu hiç bilmediğim. Seni dinliyordum,bakışlarını dinliyordum. (daha&helliip;)
Bir nedenin, bir açıklaman yoktur çünkü. Sığınabilecek hiçbir limanın kalmamıştır o aşkta. Hayatın süreksizliği gelir aklına ve hiçbir şeyin sonsuza dek yanında kalmayışı, sen bir gün önceki sen değilsindir artık. O aşk dolu, tutkulu adam gitmiş gözlerindeki ışıltı sönmüştür. Kalbinin acısı anlam veremediğin, isim koyamadığın bir vazgeçmişliğe dönüşmüştür. O kadar vazgeçmişsindir...
puslu bir sabah ayazını peşimden sürükleyerek gidiyorum. yalnızlığımı köhne bir sandalın sahipsiz sürüklenişine bırakırken, hüznüm ardından ağlıyordu alışkanlığından vazgeçen bir tiryaki gibi sıkıp yumruklarımı, arkama dönüp bakmadan gidiyorum.. sahibi olmadığım ama üzerime zorla giydirilen, bir beden büyük bütün kaçışları ihtiyacı olanlara bırakacaktım, vicdanım el vermedi usulca soyundum ve sahiplerine geri verilmek üzere bir kenara bıraktım hepsini, gidiyorum.. umudum küçük bir kız...